Üye Giriş
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Cep Kitapları
Tarımsal Destekler
Mevzuatlar
Hava Durumu
KONYA Konya Hava Durumu
Detaylı Hava Durumu İçin Tıklayınız...
Ziyaret İstatistikleri
Online : 3
Bugün : 9
Toplam : 26703
Linkler
Çiftçi Tabirleri
 KASIM GÜNLERİ
 

Halk nazarında yıl yaz ve kış olarak ikiye ayrılır. Kış ayları Kasım ayının 8. ci günü başlar ve tamamıyla kış mevsimi sayılır. Hıdırelleze kadar 179 veya 180 gün devam eder. Yaz ayları ise Hıdırellezden yani 6 Mayısta başlar ve Kasıma kadar devam eder.

                Kasım, memleketimiz çiftçilerince umumi yılbaşı sayılır. Çiftlik sahipleri bir senelik işçi ve yanaşma (yıllıkçı) larını  Kasımdan itibaren tutarlar. Toprak ve hayvan mahsullerinin bir yıllık gelirleri ile giderleri bu ayda karşılaştırılır. Defterde yeni bir yıl için yeniden hesap açarlar.

                Halkımız genellikle soğuklara, fırtınalara dair ata sözleri ve özlü sözler Kasım günlerine göre hesaplanmıştır. Çiftçi tabiriyle ekim işleriyle ilgili olarak Kasım günleri şu şekilde bölümlendirilir.

                Doksan (Toprağa koksam! )              :  5 Şubat

                Yüz  (Sabanı düz veya Gerisi düz!)   :  15 Şubat

                Yüz on    (Toprağa kon! )                    :  25 Şubat

Yüz elli   (Yaz belli! )                          :  5/6 Nisan


Adres : Selçuk Üniversitesi Teknokent No : G12-13 Konya     Tel : 0332 241 74 00     Gsm : 0533 416 64 84     Email : uzman@ceptarim.com
©2007 Ceptarım.                                                                  
      Ağaç yaprağı ile güzeldir.      ***           Ağanın alnı terlemeyince, ırgatın burnu kanamaz.      ***           Ağır kazan geç kaynar.      ***           Ağustos’ta ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan, oğul vermeyen arıdan, haram kazanılan sarıdan (altın) hayır gelmez.      ***           Ağzında balı olan arının kuyruğunda iğnesi vardır.      ***           Ahırda doğan oğlağın ovada otu biter.      ***           Ak koyunun kara kuzusu da olur.      ***           Akıllı insan, bütün yumurtalarını aynı sepete koymaz.      ***           Alçak eşek binmeye, öksüz çocuk dövmeye kolaydır.      ***           Aptal ata binince bey, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.      ***           Arı bal alacak çiçeği bilir.      ***           Arının evini yıkan, balının tadıdır.      ***           Aslan yalağından, köpek su içmez.      ***           Aslan, açlığa katlanır da, köpeklerin etrafında dolaştığı leşe tenezzül etmez.      ***          Aslanlar, kendi tarihlerini yazana kadar, palavradan oluşan avcıların tarihi geçerliğini sürdürecektir.      ***           Aşısız bağdan, otsuz dağdan ne beklenir.      ***           At bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur, at bulunmaz.      ***           At ölür, meydan kalır, yiğit ölür, şan kalır.      ***           At pazarında eşek izi mi aran?      ***           At sahibine göre kişner.      ***           Ata bindim diye sevinme atın ayağı yerdedir.      ***           Ata da soy gerek ite de.      ***          Ata kibirli binen eve yürüyerek gelir.      ***          Bir koyundan iki post çıkmaz.      ***           Bir mıh bir nal, bir nal bir at kurtarır.      ***           Bir tutam ot deveye hendek atlatır.      ***           Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme dara düşmeyince.      ***           Buğdayın yanında acı ot da sulanır.      ***           Bülbülün çektiği dili belasıdır.      ***                  Cins kedi ölüsünü göstermez.      ***           Çarşı iti ev beklemez.      ***           Çiftçinin ambarı sabanının ucundadır.      ***           Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış      ***           Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır.      ***           Çok gezen tavuk ayağında pislik getirir.      ***           Danışı danışı danayı kurda yedirdik.      ***           Dereye ekin ekme sel alır, tepeye harman dökme yel alır.      ***           Dereyi geçerken at değiştirilmez      ***           Deve büyüktür ama beşini bir eşek yeder.      ***           Deveci ile dost olan kapısını büyük açar.      ***           Deveye boynun eğri demişler nerem doğru ki demiş.      ***           Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur.      ***           Dostlarınızı sık sık ziyaret ediniz; çünkü üzerinde yürünmeyen yollar, dikenlerle kaplanır.      ***           Eceli gelen köpek cami duvarına siğer.      ***           Eğreti ata binen tez iner.      ***           Ekin ekilirken biçilir.      ***           El elin eşeğini türkü çağırarak arar.      ***           El içinde eşeğin kuyruğunu kesme kimi uzun der kimi kısa.      ***           Erkek aslan dişisin de kuvvet alır.      ***           Eski pamuktan bez kötü demirden kılıç olmaz.      ***           Eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir.      ***           Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.      ***           Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek      ***      Tohumu ekerken kazan, yoksa boş kalır kazan.      ***           Toprak gibi mülk olmaz, oturursan çuval dolmaz.      ***           Uzaktan alma düveyi, çeker gider boğayı.      ***         Eşek at olmaz, ciğer et olmaz.      ***           Fare çıktığı deliği bilir.      ***           Gezen tilki, yatan aslandan nasiplidir.      ***     Atasını dinlemeyen evlat, kocasını saymayan avrat, üzengi ile yürüyen at, kapında tutma, durma sat.      ***           Aynı gökte uçarlar ama, kuzgunun dünyası başka, şahinin dünyası başkadır.      ***      Vahşi hayvan tuzakla, insanoğlu iyilikle avlanır.      ***            Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar.      ***           Güvercin karga ile arkadaşlık ederse, tüyleri beyaz kalır ama, kalbi kararır.      ***           Harman yel ile düğün el ile      ***           Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır.      ***           Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.      ***           Horozu çok olan köyde sabah olmaz      ***           İte dalaşmaktansa çalıyı dolanmak iyidir.      ***           Karga kekliği taklit edeyim derken, kendi yürüyüşünü unutmuş.      ***           Kartalın beğenmediğini kargalar kapar.      ***           Kavak uzaya uzaya göğe ulaşmaz, çünkü bir gün belinden kırılır.      ***           Keklik nohuttan hoşlanır ama tencereye birlikte atıldığı nohuttan değil.      ***           Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan      ***           Kış sobasız olur da, harman yabasız olmaz.      ***           Kız boğazı kaz boğazı      ***           Kork Aprilin beşinden öküzü ayırır eşinden. (April =Nisan)      ***           Yılan sokmuş uyumuş,aç kalmış uyuyamamış.      ***           Yırtıcı kuşun ömrü az olur.      ***           Yumuş buyuran yorulmaz      ***        Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa (Aşık Veysel)      ***           Kurda neden boynun kalın demişler, kendi işimi kendim görürüm demiş.      ***           Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.      ***           Köpeğin duası kabul olsa gökten kemik yağarmış.      ***           Köpek alsan da soyuna bak      ***           Köpeksiz köy bulmuş deyneksiz geziyor      ***           Kurbağa gök yüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.      ***           Kurtların istila ettiği yerde, koyun değil aslan olmak gerekir.      ***           Leyleğin ömrü laklak ile geçer      ***            Martın arpası, gücüğün körpesi soğuğa dayanamaz.      ***                 Sakın April’in beşinden öküzü ayırır eşinden      ***           Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış.      ***           Serçeden korkan darı ekmez      ***           Sineğin balı olmaz, tembelin malı olmaz.      ***           Siyah inekten beyaz süt sağılır.      ***           Şahin küçük, et yer, deve büyük ot yer.      ***           Tarlanın iyisi eve yakın olan, daha iyisi suya yakın olandır.      ***           Tarlanın küçük taşlısı, kadının uzun saçlısı iyi olur.      ***       Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün başlısı.      ***           Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.      ***           Tilki tilkiliğini ispat edinceye kadar post elden gider.      ***           Tilkinin üç şarkısı varmış, üçü de üzüm üstüne.      ***                  Üzümünü bol işittiğin bağa, sepetini küçük götür.      ***                   Yüksek tepelerde hem yılana hem de kuşa rastlarsınız, bunlardan biri sürünerek, biri uçarak yükselmiştir.      ***           Yürük at yemini kendi artırır.      ***           Zavallı koyun sürüsü..! Çobanı o besler, köpeği de, kurdu da…      ***     Balın olsun yeter sineği ta Bağdat’tan gelir.      ***           Başını acemi berbere teslim eden, cebinde pamuk eksik etmesin.      ***           Bayırda bağını, evinde sağımı, bahçede arını eksik etme.      ***           Ben ağa, Sen ağa bu ineği kim sağa.      ***           Bir avuç altının olmasa da bir avuç toprağın olsun.      ***      Acemi katır kapı önünde yük indirir.      ***     Bağa girmeye iz gerek, üzüm yemeye yüz gerek.      ***    Canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşır.      ***           Ceviz gölgesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi.      ***      Acemi nalbant gavur eşeğinde öğrenir.      ***     Odunun iyisini Mart’a sakla.      ***           Orman olur da domuz olmaz mı?      ***           Ökse otu ile serçe avlanmaz.      ***           Öküze boynuzu yük değil.      ***           Öldürürsen yılanı sen öldür, elin öldürdüğü yılan tez canlanır.      ***           Ölmüş eşek kurttan korkmaz.      ***           Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.      ***          Aç at yol, aç it av almaz      ***           Aç kal, topal kal, kör kal ama topraksız kalma.      ***           Yanan harmanın öşürü olmaz.      ***           Yarasanın gözü kamaşacak diye, güneş kendini gizlemez.      ***           Yıkılan ağaca balta vuran çok olur.      ***           Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.      ***                 Balık, çok konuşurum ama, ağzım su dolu demiş.      ***                Adamın alacası içine, hayvanın alacası dışına derler.      ***           Ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş.      ***           Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur.      ***           Ağaca yaslanma kurur, insana yaslanma ölür.      ***           Ağacı besleyen toprak, toprağı besleyen yapraktır.      ***           Ağacı bol olan köy kuraklık görmez.      ***           Ağacı kurt insanı dert yer.      ***           Ağaç ile kabuk arasına parmak sokulmaz.      ***           Ağaç ne kadar uzasa da, göğe ereceği yok      ***           Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.      ***           Ağaç sevgisi olmayanda evlat sevgisi de olmaz.      ***                ***